Genelde teknolojik değişimin, özelde ise yaşadığımız çağda yüksek teknolojili iletişim araçlarını, bilgisayarları ve internet uygulamalarını içeren bilişim teknolojilerinin toplumsal ve zihinsel gerçekliği algılayışımızda köklü bir değişim yarattığına kuşku yoktur. Askeri ve savunma sanayi alanlarında başlayan, sonrasında finans dünyasına yayılan, son yirmi yıldan itibaren de sosyal hizmetlerde kullanılmaya başlayan bilişim teknolojisi uygulamaları, mikro düzeyde profesyonele, makro düzeyde kuruma ve/veya örgüte önemli yenilikler vaat etmektedir.
